Başkan'ın Mesajı
Duyurular

2024 Yılı Aidatı

120 Tl/yıl olarak devam 

edecektir.

 

 

 


Ankara Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 37,8637   37,9319
EURO 41,7400   41,8152
Özlü Sözler
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. (Montaigne)
Son Ziyaretçi Yorumları
Ömer Tonğ
Başta Süleyman Akgüç beyefendi olmak üzere emeği geçen herkese kalbi teşekkürler

ZEKAİ SERİNKER
Merhabalar... Faaliyetlerinizi ve sizden haberleri bugüne kadar sosyal medyadan takip ediyorduk. Gelecekte ki doğal üyeniz olarak, tüm emeklilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Selamlar...

HASAN KALE
Emeği geçenlere teşekkürler. Başlangıç için iyidir. Daha iyi olacacağına inanıyorum. Umarım dernek binasına da kavuşuruz.


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Reklam
26 Kasım, NURİ ŞEKER ve EMİN ZEKİ Bey


NURİ ŞEKER’in Ajanı EMİN ZEKİ Bey

 

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk Şeker’in üretildiği 26.Kasım.1926 gününün yıldönümü.

 

Türkiye Şeker Sanayi’nin doğum günü olarak her yıl hatırlanan bu günde, duayen Nuri Şeker beyefendi ile birlikte isimsiz kahramanlardan, yakın arkadaşı Milaslı Emin Zeki Bey’i de saygıyla anacağız.

 

***

 

Nuri Şeker, 19.Nisan.1923 de, Uşak’da yerel girişimcilerle birlikte “Uşak Terakkii Ziraat TAŞ” yi kurmuştur. Fabrika temel atma töreni 6.Aralık.1925 tarihinde yapılmıştır. Diğer yandan Alpullu fabrikası temeli de 22.Aralık.1925 atılmıştır.

 

İlk Türk şekeri 26.Kasım.1926 günü  Alpullu  ve 17.Aralık.1926 günü de Uşak fabrikasında üretilmiş ve Cumhuriyet tarihimize altın harflerle yazılmışlardır.


1933 ve 1934 yıllarında kurulan Eskişehir ve Turhal fabrikalarının üretimleriyle tüm şeker ihtiyacı karşılanır düzeye gelinmiştir.

 

Yazımızın başlığından da anlaşılacağı üzere, amacımız, yaşadıklarından küçük bir kesit sunarak bu güzel insanları hatırlatmaktır.


Nuri Şeker beyefendinin kendi anlatımıyla, yaşadıkları, Cumhuriyet Sanayileşme çabalarının adeta bir özetidir.

 

*** 

 

Ankara’da hükümet yetkilileri ile görüşmeleri ve sermaye çalışmalarını tamamlayan Nuri Şeker beyefendi Uşak’a döner ve Fabrika kurulması amacıyla girişimlerine başlar. 

 

Kendi anlatımıyla devam edelim:


"İstanbul’daki dostlarım vasıtasıyla hususi olarak temin ettirdiğim 14 Avrupa müessesesinin adreslerine 14 mektup gönderdim. Maksadım, kuracağım fabrikanın hem sağlam, hem de ehven fiyatla mubayaasını temin etmekti."


Mektuplarımda aşağı yukarı şöyle yazmıştım:


“Pek muhterem efendim;


Bendeniz Türkiye Uşak şehrinde günde 500 ton pancar kesecek kabiliyette bir fabrika kurmak istiyorum. Yalnız bu hususta sizinle mektuplaşıp, anlaşmak için, önce aşağıda zikredeceğim pek basit bir şartın tarafınızdan kabul edilmesi lâzımdır.


Mektupların müessesenize vasıl olduğu zaman vereceğiniz cevabı Türkçeye tercüme ettirerek aynı mahalle göndereceksiniz. Eğer bu şartımı kabul ederseniz, badema sizinle bu hususta mektuplaşmak ve arzu edilen noktalarda anlaşmağa varmak imkânlarını elde etmiş olacağız.


Bu vesile ile arzu hürmet ederim efendim...”

 

"Aradan çok geçmeden hemen hepsinden müsbet cevaplar aldım ve tabiatiyle bu sayede tasavvurlarımı kendilerine bildirmek imkânlarına sahip oldum.

Bu şartlar dahilindeki mektuplaşmalar uzun sürmedi.

Kısa bir müddet sonra fabrika şirketlerinin mümessilleriyle konuşmak üzere (Lozan konferansına gidiyormuş gibi) ben de İstanbul'a gittim.

Perapalas veya Tokatlıyan otellerinden birinde buluşmak üzere bana randevu veren Avrupalı büyük iş adamlarıyla görüşmeler yaptım."

 

Araya küçük bir hatıra girerek anlatımlarına devam eder:

 

"Yine bugünlerde idi ki, faaliyetlerime Ankara'da devam ediyordum. Bastırdığım bazı evrakları almak üzere Ankara Yenigün Matbaasına gitmiştim. Orada beni görmek istiyen ve adı Osman Nuri olan bir zatla tanıştırdılar. O muhterem zat bu esnada bana aynen şunları söyledi:"


"Paris'te bir otelde bulunuyordum. Gelip bir Türk aradılar ve beni palas pandıras alıp Senkantinuvaz Şirketine götürdüler. Orada bana, sizin yazdığınız mektubu okutup cevap yazdırdılar.
O anda göğsüm kabardı, omuzlarım şişti ve adeta koskoca Paris'e sığamaz oldum. Sizin bu teşebbüsünüzü bir türlü havsalam almamıştı. Fakat bugün bütün renkleriyle taazzuv etmiş böyle bir hakikatle karşı karşıya bulunmaktan dolayı bilseniz ne kadar gurur ve iftihar duymaktayım."


"Millî duygularla mücehhez Osman Nuri'nin ağzında sembolik bir şekil almış olan bu fikirler kadar beni memnun eden şey; Türk'e has bir âlicenaplıkla kalkıp beni kucaklamak, ellerimi öpmek arzusunu izhar etmesi oldu...."

 

Anlatımlarına devamla:

 

"Avrupa'daki müesseselere gönderdiğim mektupların birinde fabrikanın mubayaası hususunda konuşmak ve bir anlaşmağa varmak istiyenlerin Türkiye'ye gelmelerini yazmıştım. Bunun üzerine İstanbul'a bu 14 Şirketten 4’ü, yani, Fransa, Almanya, İngiltere ve Çekoslovakya milletlerine mensup mümessiller gelmişti.

Ben de İstanbul'a gittim.

 

Tokatlıyan otelinde buluştuğumuz bu ilk gün, toplanma yerini, şeklini ve saatini tâyin ettik. Toplantı, Tokatlıyan otelinin karşısında bulunan fotoğrafhanenin müsait odalarından birinde yapılacaktı.

Ben kendilerine oradaki tercümanları vasıtasiyle, toplantıya gelirken yanlarına hariçten kimse almamalarını, komisyoncu getirmemelerini tembih ettim ve onlarda itimadı tamme hasıl etmek için ilâveten :


Ben de sadece şu gördüğünüz arkadaşla geleceğim. Bu benim eski bir dostumdur. Ben İstanbul'u pek iyi bilmediğim için bana rehberlik edecektir, dedim.

 

Halbuki arkadaşım Milâslı Emin Zeki, beş altı Avrupa lisanını ana dili gibi konuşuyordu. Kendisine takip edeceğim tâbiyeyi daha evvel anlatmıştım. Bu sebeple pek muhterem arkadaşım Emin Zeki Bey de oynadığı rolde büyük bir muvaffakiyet gösterdi. Birgün evvel kararlaştırılan fotoğrafhanedeki konuşmaların en mühim noktalarını dimağına nakşederek toplantı sonunda bütün teferruatiyle bunları bana anlattı.

 

İşte ben, bu aldığım bilgi ve intibalar sayesinde fabrikayı mubayaa edeceğim gün, vaziyeti tam mânasiyle kavramış olduğumdan çok ehven fiyatlar teklif etmek inisiyatifine sahip olmuş ve neticede fabrikayı mubayaa etmek hususunda fiiliyata geçmek garantisini elde etmiştim.

 

Uşak Şeker Fabrikasının kurulmasında Milâslı Emin Zeki Beyin de, bu suretle önemli hissesi vardır.

 

Nihayet uzun süren fikir teatilerinden, münakaşalardan sonra fabrikayı kurma işini, Çekoslovakya'nın Skoda Şirketi mümessili üzerine aldı.


Netice itibariyle, bu müessese ile yaptığım anlaşma mucibince, Fabrikanın tesis bedeli olan 404 bin doların %20’si peşin, %33’ü fabrika malzemesi Uşak’a geldiğinde,%17’si şeker istihsal edildiği zaman, mütebaki kısmı olan %30’u da altı sene içinde ödenecekti. (*)

 

*** 

 

2800 ton ağırlığındaki fabrika parçaları Uşak’a geldikten sonra, Skoda şirketinin mühendis ve ustaları tarafından  bütün montajlar yürütülür.


1925 kışında atılan ilk temel sonrası kışın ara verilen inşaat, montaj çalışmalarına baharda tekrar devam edilir.

Aralık başında çalışmaların bitimiyle üretim başlar ve 17.Aralık.1926 günü Uşak'ta ilk şeker üretilmiştir.

 

 

Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki zorlukların aşılmasında, kıt olan kaynakların en ekonomik biçimde kullanılması en önemli noktalardandı.

Bu çerçevede, fabrika yapımı için görüşmeleri sessizce takip ederek anlaşmanın en uygun koşullarda yapılabilmesine unutulmaz katkı veren sessiz kahraman Milaslı Emin Zeki Bey’i de bu önemli günde bir kez daha saygıyla hatırlayalım.


26.Kasım.2022, Ankara

 

 

(*) Kaynak’tan doğrudan alınmıştır.

 

Kaynak
30. Yılında Şeker Sanayi- Turan VELDET
TŞFAŞ Yayını-No:48
Basım yılı: 1958



Süleyman AKGÜÇ

Okunma Sayısı: 927



18.188.36.198








  Süleyman Akgüç

Sevgili Şeker Dostları; henüz 24 saat dolmadan 250 okuyucuya ulaşmışız. Candan ilginizle; Şekercilerin, tarihlerine ve değerlerine duygusal bağlılığının ne kadar yüksek olduğunu ispatlayarak, bizlere güç veriyorsunuz... Yorumlarınızla da, cesaret veriyor ve motive ediyorsunuz... Tüm okuyucu ve izleyici dostların, tribünden sahaya inmelerini ve kendi yaşanmışlıkları ile bizleri zenginleştirmelerini dört gözle bekliyoruz... Saygılarımla,

  Tuncer kırhan

Türk sanayiinin Ve tarımının öncüsü ve önderi olan Şeker Sanayii de ilkleri yaşatmak erdemliliktir. Tebrikler. Keşke Alpullu, Turhal ve Eskişehirinde hukuki kimliğinden söz etseydik. Sanki hepsi tek elden kurulmuş gibi bir algı oluyor.

  Remzi Öztürk

Çok güzel değerli anılar. 26 kasım 1926 yılının 96.yılı kutlu olsun. Teşekkürler Suleyman Bey.

  İhsan yıldırım

Başkanım merhaba arşivlik güzel bir paylaşım olmuş. Selam ve saygılarımla

  Mehmet Nuri Yıldırım

Günaydın Süleyman can, harika ve tam gününde bir sunum oldu, 100. Yıl çalışmalarımız için temel atılmış oldu. Teşekkürler.

  Erol Atalı

Öncelikle, Nuri Şeker ve arkadaşları ile ,sanayimizin kuruluş ve daha sonraki faaliyetlerinde büyük emekleri geçenlere şükran borçluyuz. Ebediyete intikal edenlere rahmet, hayatta olanlara minnetlerimi sunuyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

 

© Copyright 2024  V4.4 Tüm Hakları Saklıdır.

Hazır Dernek Sitesi



Top