Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
ALIŞ | SATIŞ | ||
USD | 37,8637 | 37,9319 | |
EURO | 41,7400 | 41,8152 |
CUMHURİYETİN 97.YILINDA ATATÜRK’Ü ANMAK
29 Ekim 1923’e nasıl gelindi diye düşündüğümde aklıma gelen ilk şey; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muhteşem öngörüleri olur. Bunlar nedir?
Daha yüzbaşı iken Bingazi’de sürekli toprak kayıpları karşısında bir arkadaşına “Bu iş böyle yürümez” ve daha sonra “Ben Cumhuriyet fikrini yıllarca vicdanımda bir sır gibi sakladım!” demesi gelir.
Daha önemlisi “Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!” diyerek meşaleyi yakması.
Üstelik bunu neden 29 Ekim diye tespit ettiğini düşününce aklıma Osmanlı devletini bitiren 30 Ekim 1918 tarihli Mondros anlaşmasının üzerini örtmesi fikri gelmiştir.
“Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir!” sözüyle Cumhuriyetten ne anladığının altını yüksek sesle ve kararlılıkla çizen…
O zorlu koşullarda aldığı kararları, çizdiği yol haritasını, hayata geçirdiği devrimleri Türk halkına emanet eden…
Basiret, asalet, fazilet, itibar, itimat, sorumluluk, öngörü, özveri, gerçekleri görüp ona göre yol haritası çizme, sorunlar ve sorularla yüzleşme gibi eşsiz ve çok takdir edilesi gibi üstün özellikler.
Bitmedi, duygu, düşünce, sanat, kültür iklimine bilimsel ve bilinçli adımlar atarak katkı sunarken; yadırgayan, hayretini gizlemeyen, soran, sorgulayan, araştıran ve örnek giyim kuşamla üstün bir kişilik.
“Düşünmeyen toplum, teslim olur, kaybeder” gerçeğinden yola çıkarak; dayanışma, yan yana durma, soruları önemseme, konulara duyarlılık, yurttaş olmanın-yönetici olmanın tüm gereklerini yerine getiren.
Tarihsel, toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel kodları iyi bilen, eğitime ve kadın haklarına öncelik veren, yapısal duruş ve karakter olarak, nedenleri ve sonuçları iyi irdeleyen, konuşurken, yazarken, görüşmeler yaparken; anlatım gücüyle, düşüncelerini savunma biçimiyle, insani ve vicdani duyarlığıyla dikkatleri çeken.
“Muallimler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” Sözüyle eğitim ordusuna izleyeceği yolu gösteren.
Kültürel, bilimsel, düşünsel, sosyal, her konuyu ciddiye alan, fikri iktidarı değil, çağdaş değerleri önemseyen, tarihi ve geçmişi; sentez yaparak irdeleyerek, bilgilendirerek, uyararak, düşündürerek, hamasetten uzak, serinkanlı şekilde okuyan.
Öğrenme duygusu, kitap okuma merakı, güzel sanatlara olan ilgisi, dans etme, şarkı- söyleme, kürek çekme, satranç bilardo oynama gibi merakları olan.
Çok çarpıcı, çok sarsıcı, çok sahici, çok şaşırtıcı, çok cesur adımları ve atılımlarıyla maddenin 3 hali değil, 3 bin hali var dedirten.
Özgürlüğün, laikliğin, çağdaşlığın, demokrasinin destan olacak kitabını yazarken; biz siz demeyen, ezilmişin, yoksulun halinden iyi anlayan, doğanın, bir ağacın, hatta bir hayvanın hakkını gözeten.
15 yıla ve 57 yıllık yaşama koskoca bir eser sığdıran.
Falih Rıfkı’nın deyimiyle; “Nerede ve ne zaman sendelersek, tutunmak için” ilk aklımıza gelen.
Yakup Kadri’ye göre; “Başımıza bir sıkıntı geldiği zaman O var, O halleder, O varken bize hiçbir tehlike gelmez” dedirten.
Tarihin dönüm noktasında tarih sahnesine çıkarak bir toprağı vatan yapan ve NUTUK adlı şaheseriyle tarihe not düşen.
Bir virtüöz, bir orkestra şefi gibi “Kurtuluşun ve Kuruluşun” mimarı ve aktörü gözüyle hem fikir hem ana fikir olarak yol haritasını çizen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü Cumhuriyetimizin 97.yılında saygı ve minnet ile anmamız gerekir.