Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
ALIŞ | SATIŞ | ||
USD | 37,8637 | 37,9319 | |
EURO | 41,7400 | 41,8152 |
ÇANAKKALE ZAFERİNİN 107. YILI
ve ATATÜRK’ÜN HATIRASINA İHANET
Bitmek bilmeyen bir cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığının sürüp gitmesini anlamakta zorlanıyoruz.
Oysa aklı selim olan herkes bilmeli ki; Atatürk, askeri kazanımlarıyla ümmetten bir millet yaratırken, inanç dünyasının korunması için inşa ettiği ilkeler ışığında din ve devlet işleri koruma altına alınmıştır.
Önceki gün kutlanan ve Çanakkale savaşıyla anılan 14 Mart Tıp Bayramında Taksim anıtına çiçek koymak isteyen hekimlerin polis tarafından engellenmesini hayret ve infialle izledik.
Şunu anlamak gerekir ki; Atatürk elli yedi yıllık ömrünün yirmi bir yılını savaş meydanlarında geçirmiş milli bir kahraman ise, bu güruhun Atatürk ile alıp veremediği nedir?
O genç bir kurmay yüzbaşı iken Trablusgarp, ardından Balkan savaşı ve tarihin yönünü değiştirecek olan en büyük savunma savaşı olan Çanakkale ve Anafartalar kahramanını; bölünmüş, yok edilmeye çalışılmış bir Anadolu’da bir kurtuluş savaşı verecek bir komutanın dünya siyaset ve savaş tarihinde yer almasını sağlayacaktır.
Bu süreç içinde diyebiliriz ki; Çanakkale zaferi, İstanbul’un fethinden daha önemlidir.
Çünkü İstanbul’un fethi bitmekte olan Bizans’ın adeta teslimiyeti şeklinde bir savunma ile sonuçlanırken, Çanakkale zaferi, karadan ve denizden saldırıya geçen İngiltere ve onun ANZAC denilen sömürge orduları güneş altında kar dağları gibi erirken, emperyalist İngiltere hükümetinin sonu olmuştur.
Gecikmeli olarak aldığı paşalık rütbesiyle Kafkas Cephesi, ardından Sina ve Filistin Cephesi'nde savaşın her türlüsü içinde sağlık sorunlarıyla boğuşan kimdir?
Halife sultan V1.Mehmet Vahdettin tarafından işgal edilen İstanbul’dan 1919 yılının Mayıs ayının 19. Günü Samsun’daki kargaşayı önlemek için ordu müfettişi olarak görevlendirilmesi onun sıradan bir teftiş adamı olarak değil, kurtuluş mücadelesini başlatacağı aşamalarda başarılı olmayı karakter edinmiş dahi bir komutan olduğundandır.
Günümüzde içi boşaltılan “Deha” sıfatının gerçek adresini bilmeyenler ve görmeyenler için dehanın kim olduğunu anlatmaya gerek yoktur.
Atatürk’ün 1919 yılında kurtuluş meşalesini yaktığı Samsun’daki heykeline yapılan saldırıyı görerek müdahale etmeyenleri, heykelin çevresinde oluşturulan insan zinciri için “Tavaf” diyerek “Abartılıyor” diyenleri kınıyoruz.
1919’a gelindiğinde her cephede yenilmiş Osmanlı devletinin dağıtılmış ordusu ve yorgun halkı ile başlattığı Anadolu ihtilalinde ülkesine yapılan saldırıyı yenerek yeni bir devlet kurmayı başaran kişinin Mustafa Kemal olduğunu unutmamak gerekir.
Biraz daha açmak gerekirse, batılı büyük devletleri Çanakkale ve Sakarya’da başlayıp İzmir’de yenen, saltanatı ve halifeliği kaldıran, bağımsız-laik-uygar Türkiye’nin kuruluşunu ve kurtuluşunu gerçekleştiren kimdir?
O zorlu koşullarda yaptıklarıyla, adımlarıyla, atılımlarıyla, düşünceleriyle, alfabeden, spora kadar gerçekleştirdikleriyle yalnızca çağına değil, çağlara seslenen ve mazlum milletlere umut olan devrimci önder kimdir?
57 yıllık ömrünün sonunda 84 yıldır minnetle, sevgiyle, saygıyla, hayranlıkla anılan ve unutulmayan kimdir?
Temel ilkelerini bağımsızlık, laiklik, eşitlik, üreten toplum, çağdaş eğitim olarak sıralayan; “Benim manevi mirasım akıl ve ilmin rehberliğidir.” diyen kimdir?
1929- 1938 döneminde Almanya, Avusturya, Çekoslovakya, İsveç, Fransa, Belçika, İsviçre, İtalya, İngiltere, Macaristan, ABD ve Rusya’ya öğrenci göndererek, bu gençlerin seyahat biletlerinin, harçlıklarının, okullara kabul belgelerinin hazırlanarak onlara Ankara’da teslim edilmesini sağlayan kimdir?
Ardında çelik ağlar denilen; demiryolları, fabrikalar, tarım ve aydınlanmanın ışığı kurumlar, çağdaş eğitimin simgesi okullar, kadın-erkek eşitliği gibi dev adımlar ve yapıtlar bırakarak dünyaya nam salan kimdir?
O zorlu koşullarda hayatına 11 savaş, 24 madalya, 7 nişan sığdıran, 11 kitap yazan, 4 bin kitap okuyan, siyasetten sanata ilk akla gelen dehanın adı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ tür.
Çanakkale zaferinin 107. Yılında; hayatını kaybetmiş olan düşman askerler için “Siz burada, huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız.” diyen hümanist Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile 57. Alay ve diğer cephelerde canlarını veren Mehmetçikleri minnetle anıyoruz.